İhale Uyuşmazlıklarında Hangi Mahkeme Görevli?
Kamu ihalelerinde en pahalı hatalardan biri, doğru argümanı yanlış mahkemeye anlatmaktır. İhaleye ilişkin uyuşmazlıklar tek bir yargı kolunda görülmez; süreç bir eşikten geçer ve bu eşikten sonra hem görevli mahkeme hem de uygulanacak kurallar değişir. Görev yönünden reddedilen bir dava, çoğu zaman süre bakımından da telafisi güç bir kayba dönüşür.
Bu rehber, ayrımın hangi noktada yapıldığını, sözleşme öncesi ve sonrası için hangi yolun izlendiğini ve uygulamada en çok karıştırılan halleri karşılaştırmalı olarak ele alır. Amaç, dava dilekçesi yazmak değil; hangi kapıya gideceğinizi ilk günden bilmenizdir. Somut dosyanız için mutlaka bir avukatla çalışın.
Ayrımın temel çizgisi: sözleşmenin imzalanması
İhale süreci, idarenin kamu gücünü kullanarak tek taraflı işlemler yaptığı bir aşamayla başlar: ilan, doküman düzenleme, yeterlik değerlendirmesi, teklif değerlendirme, komisyon kararı, kesinleşen ihale kararının bildirimi. Bunların tamamı idari işlemdir ve idari yargının alanına girer.
Sözleşmenin imzalanmasıyla ilişki nitelik değiştirir. Bu andan sonra taraflar arasında karşılıklı borç doğuran bir sözleşme ilişkisi vardır ve uyuşmazlıklar artık idari işlemin hukuka uygunluğu üzerinden değil, sözleşme hükümleri üzerinden tartışılır. Pratikte akılda tutulacak çizgi budur: imzadan önce idari yargı, imzadan sonra sözleşmeden doğan uyuşmazlıklar için adli yargı.
Sözleşme öncesi: önce idari başvuru, sonra idari yargı
İhale sürecindeki işlemlere karşı doğrudan mahkemeye gidilmez. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, önce ihaleyi yapan idareye şikâyet, ardından Kamu İhale Kurumu'na itirazen şikâyet aşamalarını öngörür. Bu idari başvuru yolları tüketilmeden açılan davanın esasına girilmemesi riski vardır.
Kurul kararı çıktıktan sonra, karardan zarar gören taraf idare mahkemesinde iptal davası açabilir. Bu davada tartışılan konu, Kurul kararının ve dolayısıyla idarenin işleminin hukuka uygunluğudur. Sözleşme imzalanmış olsa bile, sözleşme öncesi işlemlerin hukuka uygunluğu idari yargıda incelenmeye devam eder; değişen şey uyuşmazlığın konusu, mahkemenin görevi değildir.
Sözleşme sonrası: adli yargı ve sözleşme hükümleri
Sözleşme imzalandıktan sonra hakediş ödemeleri, gecikme cezası uygulaması, iş artışı ve eksilişi, kabul işlemleri, teminatın iadesi, fesih ve tazminat gibi konularda doğan uyuşmazlıklar, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu çerçevesinde kurulan sözleşme ilişkisinden kaynaklanır. Bu uyuşmazlıklar kural olarak adli yargıda görülür.
Hangi adli mahkemenin görevli olacağı, uyuşmazlığın niteliğine ve tarafların sıfatına göre belirlenir; ticari nitelikteki işlerde asliye ticaret mahkemesi gündeme gelir. Ayrıca sözleşme tasarısında yetkili mahkeme ve icra daireleri çoğu zaman açıkça yazılıdır. Dava düşünen yüklenicinin ilk okuması gereken metin, kanun değil, imzaladığı sözleşmenin kendisidir.
Uygulamada en çok karıştırılan haller
Yasaklama kararı sözleşme aşamasında ortaya çıkmış olsa bile, niteliği itibarıyla bir idari işlemdir ve iptali idari yargıda istenir. Sözleşme imzalandı diye yasaklamaya karşı adli yargıya gidilmesi, yargı kolunun yanlış belirlenmesi sonucunu doğurur.
Bir diğer karışıklık, sözleşme imzalanmadan önce ihalenin iptal edilmesi hâlinde yaşanır. İhalenin iptali idari bir karardır ve idari yargıya tabidir; buna karşılık iptalin doğurduğu zararın tazmini talebi ayrı bir değerlendirme gerektirir.
Doğrudan temin gibi ihale usulü sayılmayan alım yöntemlerinde ve kanun kapsamı dışında bırakılmış alımlarda ise süreç farklı işler; bu alımlar için itirazen şikâyet yolunun açık olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Görev yönünden ret riskini azaltmak
Dava açmadan önce üç soruyu yazılı olarak yanıtlayın: uyuşmazlık sözleşme imzalanmadan önceki bir işlemden mi doğuyor, talebiniz bir idari işlemin iptali mi yoksa sözleşmeden doğan bir alacak mı, ve zorunlu idari başvuru yolları tüketildi mi.
Bu üç sorunun yanıtı, gideceğiniz kapıyı büyük ölçüde belirler. Tereddüt hâlinde talebi tek bir dilekçeye sıkıştırmak yerine, hukukçuyla birlikte talepleri ayırmak daha güvenlidir. Görev ve süre, esasa hiç girilmeden dosyayı kapatabilen iki başlıktır; iddialarınız ne kadar güçlü olursa olsun bu iki başlıktaki bir hata sonucu değiştirir.
Sıkça sorulan sorular
Sözleşme imzalanmadan önceki ihale uyuşmazlıkları hangi yargıda görülür?
İdari yargıda. Önce idareye şikâyet ve Kuruma itirazen şikâyet aşamaları tamamlanır, ardından Kurul kararına karşı idare mahkemesinde dava açılır.
Sözleşmeden sonra çıkan hakediş veya ceza uyuşmazlığı nereye gider?
Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklar kural olarak adli yargıda görülür; sözleşme tasarısında yetkili mahkeme genellikle açıkça belirtilir.
Yasaklama kararı sözleşme sürecinde verilirse adli yargıya mı gidilir?
Hayır. Yasaklama bir idari işlemdir ve iptali istemiyle idari yargıda dava açılır.
Yanlış yargı koluna dava açarsam ne olur?
Dava görev yönünden reddedilir; bu sırada dava açma süresi işlemeye devam ettiği için hak kaybı doğabilir.
İlgili terimler
İlgili rehberler
Kaynak: 4734 ve 4735 sayılı Kanunlar ile Kamu İhale Kurumu mevzuatı · Son güncelleme: 2026-07-16
İhale Uyuşmazlıklarında Hangi Mahkeme Görevli? — ihale sürecinde yapay zekâ desteği alın
AI şartname analizi, gerekçeli uygunluk skoru, anlık bildirim ve rakip/idare analizi için İhalekap’ı 10 gün ücretsiz deneyin. Kart gerekmez.
Ücretsiz deneyin →